Pankreas Kanseri için Tanı Testleri

Pankreas Kanseri için Tanı Testleri

Farklı hormonlar ile enzimler salgılama sorumluluğunda olan pankreas, vücudun en savunmasız organlarından biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Pankreasta bulunan hücrelerin kontrolsüzce artması ile pankreas kanseri ortaya çıkmaktadır. Bu kanser ortaya çıktığı alan sebebiyle oldukça geç belirti vermektedir.

Geç belirti veren bu kanser türünde tanı testleri büyük önem arz etmektedir. Test kitleri sayesinde daha erken evrelerde tanı koymak mümkün olabilmektedir. Aksi taktirde geç belirti verdiği için fark edilmekte geç kalınan bu kanser türünde bu sebeplerden dolayı tedavi de gecikebilmektedir.

Tedaviye geç kalınması tedavi başarısının olumsuz etkilenmesine sebep olmaktadır. 

5 evresi bulunan pankreas kanserinin ilk evresi olan sıfırıncı evrede kanserin çıplak göz veya tanı testleri ile görüntülenmesi ne yazık ki mümkün değildir. Bu evrede kanser henüz yayılmaya başlamamış olup, yalnızca pankreasın kanalında konumlanmış durumda bulunmaktadır.

Kanserin birinci evresinde ise tümör büyüme göstermektedir. Pankreas kanseri tanı testleri ile tespiti mümkün olmaktadır ancak kesin olarak görüleceğini söyleyemeyiz.

İkinci evreye gelindiğinde tümör artık bölgesel bir yayılma göstermeye başlamıştır ve pankreas dışına doğru büyümektedir. Tümör boyutu 4 cm üzerindedir ve yüksek ihtimalle tanı testleri ile kendini gösterecektir. Bu evreye kadar tanısı konmuş hastanın iyileşme ihtimali daha yüksektir. Bu evrelerde hastalığı fark edilen bireyler cerrahi işleme uygun olabilir dolayısıyla ameliyat ile tümörden kurtulmaları sağlanabilir.

Pankreas kanserinin üçüncü evresinde kanser oldukça geniş bir bölgeye yayılmış olup hala başka hücrelere sıçramamış durumda bulunmaktadır. Pankreas kanseri için tanı testlerinin kullanılmasıyla bu evrede hastalık tanısı rahatlıkla konulabilir.

Son evre olan dördüncü evreye gelindiğinde ise tümör karaciğer, mide, bağırsak, akciğer gibi diğer organlara da yayılım göstermiş durumdadır. Bu evrede tanı testlerinin bu kanseri görmeme ihtimali yoktur. Fakat ileri evre bir kanser tedavisi ve yönetimi zor bir durumdur.

Pankreas Kanseri İçin Tanı Testleri Nelerdir?

Pankreas Kanseri İçin Tanı Testleri Nelerdir?

Pankreas için tanı testleri birçok çeşide sahiptir. Bu tanı testlerine ve birlikte bir göz atalım. Listeleyecek olursak:

Ultrasonografi ve EUS

Hemen hemen her doktorun ilk olarak başvuracağı inceleme yöntemlerinden biridir. Bu yöntemde, ses dalgaları küçük bir ekran üzerinde resmedilmektedir. Bu resmedilen görüntü pankreasın boyutunu ve olası tümör varlığını karşımıza getirebilmektedir.

Eğer tümör görüntü verirse pankreastaki solid ya da kistik kitle oluşumunu, oluşan kitlenin boyutunu, kitlenin çevredeki yapılarla olan ilişkisini ve damarlarla olan yakınlığını anlamamıza yardımcı olabilmektedir.

Bu yöntemle, gelişen teknoloji sayesinde ultrason probları endoskopların ucuna yerleştirilmektedir, bu şekilde EUS ( Endoskopik ulstrasonografi) yöntemi ile pankreas ve safra yolları ayrıntılı şekilde incelenebilmekte mide ve on iki parmak bağırsağı da incelenebilmektedir.

Gerektiğinde EUS yöntemi kuşkulu bölgelerden biyopsi alınması ve kistlerden sıvı örneği alınarak tanı ve tedavide karar vermekte kullanılabilmektedir.

Bilgisayarlı tomografi

Özel bir X ışını gönderen bir aygıt ile vücudun detaylı resimleri elde olunmaktadır. Tomografi ağız ya da damar yolu ile kontrast ilaç verilmesiyle birlikte çekilmesi doktorların anlayabileceği, pankreastaki kanser hücreleri hakkında çok mühim bilgilere ışık tutabilmektedir.

Bu yöntem yaklaşık olarak %95’in üstünde tanı koydurmaya yardımcı olmaktadır. Pankreas kanseri için kullanılan bu tarama testinde kanserin ne derecede yayıldığını görmek de mümkün olmaktadır.

Ayrıca bilgisayarlı tomografi taraması tümörün cerrahi müdahale ile yok edilip edilemeyeceğini belirlemek için kullanılan en önemli tektik olarak görülmektedir. 

Magnetik Rezonans Görüntüleme

Magnetik Rezonans görüntüleme ile kanser hücresinin ayırıcı tanısı yapılabilmektedir. Bilgisayarlı tomografi ve magnetik rezonans görüntüleme testleri gerek duyulduğu zaman birlikte kullanılmaktadır. Bu sayede hastaya uygulanacak tedavi kararı içi daha doğru sonuçlara ulaşılması sağlanmaktadır. 

Endoskopik retrograd kolanjiopankreatografi

Bu testin uygulanması anında bir endoskop yani esnek bir tüp boğazdan mideye ve ince bağırsağa iletilmektedir. Bu esnek tüpün ucunda bulunan kamera sayesinde, hekim bölgeyi net olarak görmektedir ve safra kanalı ile pankreas kanalını da bu sayede inceleyebilmektedir.

Endoskopik retrograd kolanjiopankreatografi testi sayesinde söz konusu olan kanallarda kanser hücrelerinden kaynaklanan bir bası sebebiyle oluşan daralmalar da görülebilmektedir. Safra kanalı bir tümör tarafından bloke edildi ise stent adı verilen küçük bir tüp safra kanalınıza yerleştirilebilir. Bunun amacı sarılığın giderilmesidir.

Pozitron emisyon tomografisi

Pozitron emisyon tomografisi normal hücreleri hızlı bölünen tümörlerden ayırabilen yeni bir teknolojidir. Tümör tanısı ve özellikle evrelemesinde ve hastaların takibinde sıklıkla kullanılan bir görüntüleme yöntemidir.

İnce iğne aspirasyonu

Yukarıda bahsettiğimiz bir tanı yöntemi ile tümör tespiti yapıldığında ultrasonografi, endoskopik ultrasonografi ya da tomografi ile özel iğneler kullanılarak bu kitleden parçalar alınabilmektedir.

Alınan parçaların patolojik incelenmesi sonucu doktor ne tip bir tümör ile karşı karşıya olduğunu anlamakta ve tedaviye ona göre karar vermektedir. Pankreas kanderinde biyopsi ile tanı konulması çoğu zaman gerekmemekte ve bir çok hastada tedavi öncesi yapılması gerekli bir zorunluluk değildir.

Anjiyografi

Anjiyografi yöntemi ile pankreas ve çevresindeki damarlar gözlemlenmektedir. Radyoloji bölümünde lokal anestezi yardımı ile yapılmaktadır. Bu yöntemde küçük bir kateter üst bacaktaki bir artere konumlandırılmaktadır.

Ardından kan damarlarına boya enjektesi yapılmaktadır. Boya pankreasa ulaştığında x ışınları ile resim çekilmektedir. Bu resimler cerrahi müdahaleni planlanmasında kullanılmaktadır.

Laparoskopi

Bu işlem ameliyathane ortamında genel anestezi ile gerçekleştirilmektedir. Özel eğitim, ekipman ve tecrübe gerektirmektedir. Bu işlemde karın karbondioksit gazı ile şişirilmekte ve bir teleskop yardımı ile karın içi gözlemlenmektedir.

Sonrasında görüntüler yaklaşık olarak 15 misli büyütülerek ekrana taşınmaktadır. Bu yöntem ile karın içerisinde nasıl bir hastalık olduğu araştırılmakta ve gözlemlenen anormal dokulardan parçalar alınmaktadır.

Hatta eğer mümkün ise işleme başlanmış iken aynı işlem içerisinde hastalığın tedavisi de yapılabilmektedir. Bu işlem ancak ve ancak laparoskopi konusunda çok deneyimli cerrahlar tarafından gerçekleştirilebilmektedir.

Pankreas kanseri için kullanılan bu tanı testleri kanserin tespiti ve tedavi yönteminin belirlenmesi için büyük önem taşımaktadır. 

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir