Pankreas kanseri genellikle geç evrede belirti verir ve bu nedenle tanı konulduğunda çoğu hasta ileri evrededir. Evrelendirme, tümörün yayılım durumuna göre yapılır ve tedavi planını belirlemede kritik öneme sahiptir.
Evre 1’de tümör pankreasla sınırlıdır ve cerrahi ile çıkarılabilir. Evre 2’de komşu dokulara yayılım olabilir ancak cerrahi hâlâ mümkündür. Evre 3’te tümör büyük damarları sarmış olabilir, bu evrede cerrahi genellikle yapılamaz. Evre 4’te ise kanser uzak organlara metastaz yapmıştır.
Pankreas kanseri genellikle adenokarsinom tipindedir. En yaygın tür duktal adenokarsinomdur ve agresif seyirlidir. Nöroendokrin tümörler ise daha nadir görülür ve genellikle daha yavaş ilerler. Tümör tipi, tedavi yaklaşımını ve hastalığın seyrini etkiler.

Enzokrin Tümörlerden Oluşan Kanser Türleri
- Rezektabl: Bu türde tümör alınabilir durumdaysa, bu kanserin atlatılmasının tek yöntemi olan ameliyat seçeneği değerlendirilmelidir. Ameliyatla tümörü tamamı alınsa bile kanserin tekrarlama ihtimali bulunmaktadır.
- Bölgesel Pankreas Kanseri: Tümör, pankreastan kan damarlarına ve diğer dokulara doğru ilerlemiş durumda bulunmaktadır. Bu durumda ven(toplar damar) ve- veya arter( atar damar ) tutulumuna göre yaklaşım değişmektedir. Sadece ven tutulumu olan hastalarda halen önce cerrahi şansı mümkün olmaktadır. Hasta özelinde değerlendirme ile önce cerrahi- sonra kemoterapi veya önce kemoterapi ve sonrasında cerrahi kararı alınabilir. Arter tutulumu olan ahstalarda kemoterapi ya da kemoterapi ile beraber radyoterapi tedavisi ile başlanıp klinik sonuçlara göre cerrahi kararı verilmektedir. Bu yöntemler ile kanser hücrelerinin küçültülmesi amaçlanmaktadır. Böylelikle kanser hücreleri cerrahi müdahaleye uygun bir duruma getirilebilmektedir.
- Metastatik Pankreas Kanseri: Bu tür artık kanserin son evrede olduğunu göstermektedir. Kanserli hücreler diğer organlara da yayılmıştır. Tümör öncelikle karın içerisinde ve karaciğerde yayılmaktadır. Sonrasında akciğerlere, kemiklere hatta beyine ulaşabilmektedir. Tedavi olarak yine kemoterapi ve radyoterapi tercih edilmektedir. Kemoterapi ve/ veya Radyoterapi sonucunda hasta tekrar değerlendirilip cerrahi uygulamak mümkün olabilmektedir. Oligometastatik olarak adlandırılan yani az sayıda organ ve az sayıda yayılımı olan hastalarda özellikle tek küratif tedavi cerrahi olması nedeni ile kemoterapi sonrası yeniden cerrahi için değerlendirilmektedir. Ayrıca güncel cerrahi yaklaşımlarda karın içi sıcak kemoterapi uygulamaları uygun olan hastalarda tercih edilebilmektedir.
- Nüks Pankreas Kanseri: Tedavisi tamamlanıp iyileşen hastalarda, iyileştikten sonra aynı bölgede veya başka bir noktada kanserin tekrar ortaya çıktığı türdür. Kanser uzak bir noktada çıkar ise yine zamanla başka organlara sıçrayabilmektedir. Bu durumda metastatik pankreas kanserinde uygulanan tedavilere benzer tedavi uygulanmaktadır.
Endokrin Tümörlerden Oluşan Kanser Türleri
- Rezektabl: Cerrahi müdahaleye uygun hücreler bulunmaktadır. Tümörün türüne, büyüklüğüne, bulunduğu konuma göre uygun olan ameliyat tekniği belirlenerek tümör alınmaktadır. Tümörün evresi ve tam yerinin tespiti için ameliyat öncesi laparoskopi uygulanabilmektedir.
- Anrezektabl: İsminden de anlaşılacağı gibi cerrahi müdahaleye uygun olmayan bir türdür. Bu tümör türleri genellikle yavaş büyümektedir. Bu sebeple tümörler laboratuvar testleri ve görüntüleme yöntemleri ile incelenebilmektedir. Cerrahi müdahale yapılamadığı için kanserlerin görüntülenmesi son derece önem arz etmektedir. Görüntülemenin gerçekleşmesi için endokrin sistem görüntülemesi denilen Galyum 68 DOTATOC yöntemi kullanılmaktadır. Hastalığın yayılımı ve hedeflenen moleküler radyoterapi tedavisinin uygulanması için yol gösterici olmaktadır.

Doç. Dr. İsmail Sert, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunudur ve Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Genel Cerrahi uzmanlık eğitimini tamamlamıştır. Eğitim sürecinde İsviçre Cenevre Üniversitesi Hastanesi ve Malatya Karaciğer Nakli Enstitüsü’nde pankreas, karaciğer ve böbrek nakli üzerine ileri düzey cerrahi eğitimler almıştır. Türkiye’de karaciğer nakli ve pankreas cerrahisinin gelişimine katkı sağlayan öncü isimler arasında yer almaktadır.
Uzmanlık alanları arasında pankreas cerrahisi, Whipple ameliyatı, karaciğer ve safra yolları cerrahisi, minimal invaziv laparoskopik ve robotik cerrahi teknikleri yer almaktadır. Onkolojik cerrahi prensipleriyle pankreas ve karaciğer tümörlerinin tedavisinde yüksek başarı oranlarına sahiptir. 2018’de Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Karaciğer Nakli Programı’nı kurarak ülkemizdeki transplant cerrahisine önemli katkılarda bulunmuştur.
Uluslararası indeksli dergilerde 40’tan fazla yayını bulunan Doç. Dr. Sert, World Journal of Transplantation dergisinde editörlük yapmaktadır. Üyesi olduğu ESOT, ESSO, IASGO, IPITA gibi prestijli kuruluşlarla akademik çalışmalarını sürdürmekte, günümüzde İzmir’deki özel kliniğinde hastalarına modern, güvenli ve kanıta dayalı cerrahi çözümler sunmaktadır.
